Ocak Ayı ve Instagram

dinsdag, februari 06, 2018

Ocak binlerce yıl sürdükten sonra nihayet bitti. Sizde durumlar nasıl bilemem ama bende şöyle:




Yılbaşı gecesi evde sakin sakin takıldık. Beyim kendine single malt aldı, ben alkolsüz şarapla ortamlara dahil oldum. Tadı fena değildi ama tabi manasız, içiyorsun içiyorsun her şey aynı. Doğurayım şampanya patlatacağım. Başucuma füme etler koyacağım.



Bu ay bir de insanlık için küçük benim için büyük bir adım attım. Çalışma saatlerimi yüzde 30 azalttım. Hamilelikle birlikte çok ağır gelmeye başlamıştı. Hadi masa başı çalışsam neyse, vücutsal ağır bir iş olduğundan o uykusuzluk, baş agrıları ve bulantılarla zorlandım. Başta kendimi epey zayıf hissettim bu karar yüzünden ama şu an vücudum nazar değmesin iyi durumda, bunu da daha az çalışıp daha çok dinlenmeye bağlıyorum. Biraz böyle devam edeceğim eğer iyi hissetmeye devam edersem yine eski çalışma düzenime döneceğim. 



Bu karışık kafa da kızkardeşi olacağını öğrendi. Doğal olarak bir erkek kardeş istiyordu. Duyunca doktora ne düşüneceğimi bilmiyorum dedi:) doktor da erkek olsa sen yokken oyuncaklarını karıştırırdı kızların ilgileri farklı filan diye anlatınca rahatladı. Arada gelip karnımı filan öpüyor, çok şeker. Minik güzel pamuk Umud’um.



Bunlar dışında hep evdeydim çünkü hava çok soğuk, soğukta bir yere çıkmaktan asla keyif almadığımı artık kendime itiraf ettim. Bir haftasonu mesela Almanya’ya gitsek mi filan diye plan yapıyordum ki yok dedim. İşe ve markete giderken bile hayattan beziyorsun, gidip keyif almadan, alıyormuş gibi yaparak gezme. Bunu kendi kendime itiraf ettikten sonra bir rahatlama geldi bana:) zengin olup kışın yazlık iklimlere gidebildiğimiz zamana kadar kış uykusunu evde geçirmekten başka şansım yok. Oturdum kitap okudum, dizi-film izledim, çokça uyudum, uyumasam da yatakta dinlendim, kek yaptım filan derken zaman geçti. Yine de elbette bahar gelse de biraz bahçe hayatına dönsek, keyif alarak bir yerlere gitsek istemiyor da değilim. 



Bir de instagamda sadece almak, daha çok almak, giyinmek, bir giydiğini bir daha giymemek, biraz daha alışveriş yapmak, tüketmek vs tarzı hesapları takip etmeyi bıraktım. Bir pantolon üretilirken bile çevreye verdiği zarar tahmin ettiğimizden fazla, indirim dönemi kendimizi kaybettiğimiz mağazalar günlüğü 1 dolardan çocuk işçi çalıştırıyor ve daha neler neler. Hepsini geçsek kimsenin gerçekten o kadar çok eşyaya veya kıyafete ihtiyacı yok. Hayat sadece giyinip süslenip çekim yapmak veya event gezmek değil. Bu insanları izlemenin bana zerre bir şey katmadıgını hatta insanı gereksiz bir yarış psikolojisine soktuğunu farkettiğim için çoğunu takipten çıkardım. Hiç de eksiklik hissetmiyorum. Gezen gören, okuyan, normal hayatlar yaşayan insanları izlemek daha çok hoşuma gidiyor.

Neyse benden haberler böyle. Herkese geç de olsa iyi Şubatlar.

You Might Also Like

1 reacties

  1. Diğerlerini takipten yapmacıklıktan bıktığımız için seni çok seviyoruz Tuğba

    BeantwoordenVerwijderen

Labels