Defne Pare 1 Aylık

donderdag, juli 05, 2018

Geçtiğimiz bir ay hayatımın en uzun ve zor ayıydı sanırım. Defnotum bugün doğması gerekirken bir aylık oldu.




Bildiginiz gibi 35 haftalık doğduğu için küvezde kalması gerekti. 10 günü beraber olmak üzere 16 gün neonataloloji servisinde kaldı. Ben de bildiğiniz gibi o doğmadan bir on gün de kendim kaldım hastanede. Anlatacak aslında çok şey var çok fazla şey yaşandı bu süreçte. Hastanede kaldığı süreyi bir küvez günlüğüne kaydettim kendim ve Defne için detaylı olarak, belki ilerde okur.



Kızım bildiginiz gibi çok minik doğdu ve kendi başına yeterince emebilecek kadar güçlü değildi. O yüzden burnuna doğar doğmaz sonda takıldı. Normal yollarla emebildiği miktarı içirip, yorulup uyuyakalınca kalan sütü sondadan verdik. Başlangıçta tüketmesi gereken miktar 30 ml iken o 10 ml civarı emebiliyordu. Ben sondadan beslemesini kendim yaptım, hemşire olduğum için sorun etmediler doktorlar ve hemşireler. Sonda harici bir de 5-6 gün kadar monitöre bağlı kaldı. Kalp atışı, satürasyon ve vücut ısısına hep bakıldı. Yine doğar doğmaz koluna damar yolu açıldı ve glükoz verilmeye başlandı kan şekerini ayarlamak için. 



Sanırım 3-4 günlükken sarılık oldu. Böyle maskelerle lambaların altında yattı. Neyse ki ‘seyyar lambamız’ da olduğu için küvezden çıkarıp göğsümde yatırdığım günlük koklaşma seanslarımıza zeval gelmedi. Yine sarılık olduğu gün bir de ateşi yükseldi ve vücudunda enfeksiyon çıktı. Ne tür bir enfeksiyon olduğunu anlamak için kateterle idrar, omurilik sıvısı ve kan aldılar. Zaten her sabah topuğundan alınan kanlar benim içimi eziyordu ama bir şekilde dirayetle bekliyordum olup bitmesini ama enfeksiyon çıktığı gün yapılan testler epey uzun sürdü ve kızım için de acı vericiydi. Ben kalamadım yanında, gittim bir yerlerde ağladım. Olup bitikten sonra doktor defne’nin gayet sakin durduğunu söyledi, sevindim buna. Yine de daha iki kiloluk bebemin sürekli iğnelere testlere maruz kalması içimi çok acıttı. Hala topuğundaki izleri gördükçe üzülüyorum. Sonuç olarak bir hafta kadar damar yolundan üç farklı antibiyotik aldı. Neyse ki hemen toparlandı, ateşi düştü, sarılığı da uzun sürmedi.





Bir hafta sonunda küvezden çıktı, normal beşiğe geçti. Üstüne ultra bol gelse de kıyafet giymeye başladı. Monitör, sarılık lambası ve küvez prematüre dünyasında üstünü çizdiklerimize dahil olmuştu. Sıra damar yolunun çıkması ve yeterince emebildiğinde sondadan kurtulmak olacaktı. Prematüre bebeklerle ilgili öğrendiğim en önemli şey çok hızlı geliştikleri ama bir yandan da her adımın insanın ömründen ömür alması. Yine de azalan her kablo ve müdahele bizi çok sevindirdi. 



Beraber kaldığımız odamızdaki hakkım olan on günü doldurduktan sonra bana eve dönme yolu görünmüştü. Defne henüz çıkabilecek kadar güçlü değildi o yüzden çok ağlamamaya çalışarak kendi eşyalarımı topladım, bir an evvel onun da eve gelebilmesini dileyerek eve döndüm. Ondan sonra geçen altı gün beni çok yıprattı. Her sabah Umud okula gittikten sonra sağdığım sütleri alıp hastaneye gidip defne’nin yanında bir sandalyede oturdum. Bu arada damar yolu da çıkmıştı ve eve gelebilmesi için sadece içmesi gereken sütü sonda olmadan emebilecek kadar güçlü olması gerekiyordu. Ben de sadece buna odaklandım, nasıl daha kolay emer, hangi biberonla rahat ediyor vs baktım. İçtiği her mililitreyi hesap ettim hemşirelerle, doktorlarla da sürekli pazarlık yaptım. Doktorlar ve hemşireler sağolsunlar her türlü endişemi oturup uzun uzun sakin sakin anlatarak azalttılar. Hastanede bırakırken gerçekten iyi bakacaklarından hiç şüphem olmadı ama anne olarak yanımda istedim. Eve geldiğimde süt içmesi gereken saatlerde sızlayan göğüslerimden hep gözüm doldu. 

Bir de kendim de hem doğum hem yüksek tansiyondan henüz iyileşmemiştim. On dakika yürüyünce har soluk kaldığım, bacaklarımın titrediği ve aslında kızımı alıp sarılıp uyumak istediğim anlarda mecburen kalkıp hastaneye gitmek ve orada tüm gün oturmak da beni epey yordu.

Neyse ki hiçbir şey sonsuza dek sürmüyor. Toplamda 3,5 hafta süren hastane maratonum da elbette bana sonsuz gelse de çok şükür bitti. Bir de bizden çok daha uzun kalan aileler olduğunu biliyorum, o yüzden çok da ah vah etmek istemiyorum.



Defne nihayet eve geldiğinde 15 günlük olmuştu. Yani iki haftadır beraberiz evde ve bu çok nefis bir his. Çok zor bir bebek olduğunu söyleyemem, lüzumsuz ağlamıyor, mamasını sütünü iyi içiyor ve güzel büyüyor. 



Son bir haftadır epey gözü de çenesi de açıldı. Uyanık kaldığı dakikalar uzadı, ağlarken sesi yüksek çıkıyor. Kilo alması da düzenli, normal 40. Haftada doğan bebe kilosuna normal doğum zamanı gelince yaklaştı.



Pekçok bebe gibi kucaklamayı, göğsümde karnının üstünde uyumayı seviyor. Emerken yüzüme dikkatlice bakmayı ve az az gülümsemeyi de öğrendi.



Gayet dışarı da çıkıyoruz beraber, küçükten alıştırmak lazım bence. Sadece bir kez huysuzlaştı dışarda, onun dışında genelde halinden memnun gibiydi.





Abisi de başlangıçta çok huysuz ve kıskançtı ama ufaktan azaldı, kardeşinin varlığına alıştı gibi. İki çocuklu olmak güzelmiş diyebilirim. Annem yanımda olduğu için ben sadece çocuklarla ilgilendim ev işi vs yapmadım ama birkaç gün sonra o dönünce anlayacağım asıl neye ne kadar yetişebiliyorum. Artık olduğu kadar diyelim.

Bu arada eve gelen giden ve tebrik kartı gönderen de bitmedi; arkadaşlarım, iş arkadaşlarım, hasta aileleri vs epey seviliyormuşum diye de sevindim.

İşte böyle, epey bir şey yaşadık kızımla hiçbiri de kolay değildi. Çok üzüldüm çok huysuzlaştım çok ağladım ama insan çabuk unutuyor sanırım. Şimdi hiçbiri olmamış gibi. 



You Might Also Like

6 reacties

  1. Sevgili Tugba,
    Cok uzun zamandir severek takip ediyorum blogunu. Ortak zevklerimizin olmasi, eglenceli yaziyor olman ve zevkli bir kadin olmanin etkisi. Cok da iyi.bir anne oldugun paylasimlarindan da anlasiliyor. Bu sanirim iki veya ucuncu yorum yazisim. Zor gunler gecirmissin, ben de kizimdan oturu olmasa da dogum komplikasyonlari sebebiyle uzun sure hastane ve sonrasinda zor anlar yasadim ama gercekten de unutuluyor ki ikinci bebek icin olmam gereken bir ameliyata evet dedim ki ilk dogum sonrasi yasadigim 1 yil.suren sikintilardan sonra bir daha aslaaaa diye inletiyordum etrafi :)
    Defne'cik cok guzel.bir bebek. Masallah agzi, burnu hokka gibi. Hazir annen yanindayken varsa dondurucunuz simitti borekti anlik hayat kurtaran akliniza ne geliyorsa doldurun derim. Benim annem de sagolsun 3 ay kaldi, ben bebegimle ilgilenmistim rahat rahat. Gitmeden de o ikinci bir dondurucu alip ikisini de tika basa yiyecekle dodlurmustuk, sonraki donemde benim.hayatimi cok kolaylastirmisti.
    Sevgilerimle
    Deniz

    BeantwoordenVerwijderen
  2. Defne çok ama çok güçlü bir kız,nice nice sağlıklı güzel ve sizinle beraber ayları yollları olsun. Hep güzel günlerini görün....

    BeantwoordenVerwijderen
  3. Ben bu küçük kızı resimleri ile sevdim , sizin de güzelliğinize güzellik kattı Maşallah , sağlıkla kalın

    BeantwoordenVerwijderen
  4. Defne'nin evine dönmesine çok ama çok sevindim.Umarım bundan sonra daha nice güzel sağlıklı ve mutlu günleriniz olsun hep birlikte :) Umud da çok sevgi dolu bir abi olacak bence, birbirinize sarıldığınız fotoğrafa bayıldım. Selamlar sevgiler

    BeantwoordenVerwijderen
  5. Merhaba,
    Defne Pare'nin eve gelmesine çok sevindim. Bundan sonra herşey yolunda gider inşallah. Hemşire olduğunuz için muhtemelen biliyorsunuzdur ama erken doğduğu ve bir süre küvözde kaldığı için, gözleriyle ilgili rop muayenesi ve işitme testini birinci ayı dolduğunda yaptırın,lütfen.

    BeantwoordenVerwijderen
  6. hos gelmis evine. saglikla, mutlulukla buyusun insallah. sizin hikayeniz beni cok etkiledi. biraz erken dogsa da tatile gitsek filan yazdiginizi gormustum twitter'de. hayirlisini istese diye gecirmistim icimden... ve sonra bunlar oldu. eminim siz de bunu dusunurken bu olanlari tahmin bile edemezdiniz. size de buyuk ders olmustur sanirim. ve bir sorum var; 35. haftaya kadar doktorlar hic mi anlamadilar peki bebegin karninizda buyumedigini. avrupa'da sistemin farkli oldugunu, ultrasona cok girilmedigini biliyorum. acaba doktorun ihmali mi bu? o zamana kadar niye fark etmemisler?

    BeantwoordenVerwijderen

Labels