Defne Pare Dört Aylık

vrijdag, oktober 05, 2018





Defne Pare. Şeker Pare. Can Pare.

Bu ayın ilk iki haftası çok zorlandı kızım. Önce aşı oldu ve o aşıya vücudu çok ilginç bir tepki verdi. Eve döndükten sonra saatlerce ağlama krizine girdi, ne yapsam sakinleşmedi. Mini minicik yumruklarını sıka sıka bağırmasına çok üzüldüm. Kızım üzülmesin, ağlamasın. 

Ardından ikimiz hafif yollu bir grip atlattık. İlk soğukalgınlığıyla da tanışmış oldu. Kızım hastalanmasın.



Sonra da maalesef ağzı pamukçuk oldu, anne sütü emdiği için bana da bulaştırdı. O yüzden süt içmekte biraz zorlandı ve o da onu yordu. Kızım yorulmasın. Bir de üçüncü atak da sanırım o dönem vurdu, hepsi bir arada geldikçe geldi. Hem o hem ben çok yorulduk yıprandık ama neyse ki her zorlu bebek dönemi gibi geçti. 

Neyse iki haftalık bu tantananın ardından kızım yine o uslu pamuk haline geri döndü. Gözü hep bende, kucağımdayken nerdeyse hep gülüyor, onunla sohbet etmemi ona şarkı söylememi çok seviyor. Kahkaha atmayı da ufaktan çözdü gibi.




Ben onunla sohbet ederken kendince cevap vermeye başladı. Önce dikkatli bir şekilde dinliyor, ardından temkinlice dudağını büzüyor ve o minicik sesiyle mesela agu diyor. Sonra cevap verebilmiş, ses çıkarabilmiş olmasına kendi de şaşırıp seviniyor. İzlerken içimden hem ağlamak hem delice gülüp sarılıp öpmek geliyor. Dışarıya çıkmayı, arabasından etrafı izlemeyi seviyor. Artık sürekli yatmak istemiyor, kucağımızda dik oturup etrafa bakmak istiyor. Yatarken de çoğunlukla kafasını kaldırıp kendi doğrulmaya çalışıyor.

Çok klişe olsa da zaman çok çabuk geçiyor. Mesela ilk üç ayla beraber göğsümde uyuması da geride kaldı. Üç ay boyunca en sevdiği şeydi ve hemen hergün beraber öyle uyumuştuk. Ama artık rahat edemiyor ve sığamıyor. Böyle bakınca anın tadını çıkarmanın önemini bir kez daha hatırlatıyorum kendime. İyi ki göğsümde uyutmuşum, iyi ki yapış yapış o sıcaklarda terlemişiz, iyi ki kucağımdan indirmemişim. 

Başta çok küçük diye cesaret edemedim ama şimdi de bazen yanıma yatırabiliyorum. Özellikle kendim de yorgunsam öğle uykularını beraber uyuyoruz sarıla sarıla. Arada uyanıp emiyor, yanağını göğsüme yaslıyor, yüzüme bakıp gülüyor... bir ay sonra işe dönünce her istediğimde yanına sokulamayacagım. O yüzden canım istiyorsa yapmam gereken tonla iş olsa bile umursamadan yanına kıvrılıyorum. 

Geceleri hala bizim yatagımızın yanında beşiğinde uyuyor. Ufaktan odasına alıştıracağım artık. O bahsettiğim iki haftayı saymazsak (saymayalım onu unutalım) uykusu iyi. Benim için uykusunu alması, yeterli saat uyuması ve erken yatması çok önemli. Bir sıkıntısı yoksa bir ya da iki kez süt içmek için uyanıyor gece, emip yeniden uyuyor. Ben ondan daha fazla uyanıp kıpırdanıp evin içinde dolanıyorum.

Kızımla çok mutluyum, çok alıştım varlığına. Her anından keyif almaya, doya doya tadını çıkarmaya çalışıyorum. Hala anne sütü ve mama kombinasyonuyla besleniyor. Anne sütünü ben gittiği yere kadar vermek istiyorum eğer Defne de istemeye devam ederse. Çünkü o kucağımda ten tene olduğumuz anlar, o önce hızlı hızlı içip gözlerini devirmesi, sonra soluklanıp yüzüme bakıp gülmesi, eliyle yüzüme dokunması, uzandıysak minik ayaklarını bacağıma koyması, o karnını doyururken benim onun saçını öpmem, ayağını sevmem, bazen öylece beraber uyuyakalmamız dünyalara bedel. 

You Might Also Like

3 reacties

  1. Merhaba , bir önceki postta küçücükmüş büyümüş maşallah belli oluyor bakislbak bile degismid , ama çok tatlı Allah bağışlasın. Bebeğe zaman ayırmak , bol bol temas , anneye mi bebeğe mi daha iyi geliyor :) bana göre anne :)

    BeantwoordenVerwijderen
  2. Defnecik üzülmesin, ağlamasın, yorulmasın....
    Amin güzel, sağlıklı bir ömür görsün inşallah.
    Serap

    BeantwoordenVerwijderen

Labels